16 Temmuz 2011 Cumartesi

KIYAMETİ “OBUA”YLA KOPARMAK


Sahilde genel anlamda gitar çalınır. Hep öyle görmüş öyle duymuşuzdur. Ya da öyle öğretmişlerdir bize. İşte, şaşırmamın sebebi buydu. Yüzmeye gitmiştim, güneş tam tepedeyken. Serinlemek maksadıyla. Ya da “su topluluğu”na bakmanın insan ruhuna verdiği serinlikten nasiplenmek için. Oturuyordum, güneş hâla tam tepedeydi her nasılsa. Bir nağmeyi hissetti kulaklarım. Bir bağlamadan çıkan sesti bu. Sanırım “Metrisin Önü”nü oluşturan notalar yükseliyordu bağlamanın tellerinden. Dalgaların sesine karışan bu notalar hoş bir armoni oluşturuyordu. Nasıl olmuş da şaşırmıştım? Neydi şaşkınlığımın sebebi? Evet, biliyordum. Bana dayatılan, dikte edilen “Sahilde sadece gitar çalınır!” buyruğuna râm olmuştum. Ben de boyun eğenler kitlesinin bir neferiydim artık. Sonra fark ettim. Dalgalar tersine gitmeye başlamıştı ben bunu düşündüğüm anda. Bir rüzgâr esti. Tozu dumana kattı. Göz gözü görmez oldu. Tam “Sahil – Gitar” ilişkisini sorguladığım anda olmaya başlamıştı bunlar. “Dünya, sorgulanmaması gereken olgulardan ibarettir.” dermiş gibi. Sonra hafiften yer sallanmaya başladı. Günlük güneşlik hava bir anda bozdu. Başladı bir yağmur. Hem de sağanak. Herkes kaçışıyordu. Sanki küçük bir kıyamet anı yaşanıyordu. Yüzüme yağmur damlaları düşerken garip bir duygu oluştu. Tüm vücudum sıcaktan kavruluyordu sanki.

Uyandım! Güneşin altında uyuyakalmışım. Hemen yakınımda, suyla oynayan çocuklar yüzüme su sıçratmasalar belki de devam edecekti rüyamdaki felaketler. Neyse ki daha kıyamet kopmadan uyandım. Güneşin nüfuz ettiği derim, çekmiş gibiydi. Sağıma döndüm. Gitar çalıyordu bir genç. “Akdeniz Akşamları” falan diyordu çalarken. İçimden “Dostum daha akşam olmadı.” dedim. Sonra kendime “Berbat espri konusunda uzmansın.” dedim, yine içimden. Yerimden doğruldum. Kalktım, gidiyordum. Nereye mi? Eve gidip obua alacaktım sahilde çalmak için. Böylece kıyamet kopsun artık! Ne de olsa çok iğrenç bir yer oldu bu Dünya. Öyle değil mi?

yskiyak - 12.07.2011 20:13

Yazarın diğer yazılarına ulaşmak için: yskiyak.blogspot.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder