9 Şubat 2013 Cumartesi

BENCİLLİK


Düşüyoruz.

Düşüyoruz. Tek paraşüt var.

Allah’ın belaları cevap verin. DÜŞÜYORUZ!

Bu nasıl oldu hatırlamıyorum bile. Uçağın arka tarafı yok. Business’ta uçmak gerçekten de ayrıcalıkmış. 

Herkes öldü. Aman Allah’ım herkes öldü. Pilotlar da paraşütleri almış.

Orospu çocukları.

Tek paraşüt ve karımla ben varız. Karım baygın ve paraşütten habersiz. Düşün Altan düşün. Aslında düşünülecek ne var Altan? Ne yapman gerektiğini biliyorsun. Zaten hayatın boyunca bencil olmadın mı? Son bir bencillik daha yap. Son bir bencillik daha.

Selin uyan Selin. Uyan.

Geldik mi?

Sayılır.

Altan düşüyoruz.

Gerçekten mi? Fark etmemiştim.

Altan şaka mı yapıyorsun? Düşüyoruz.

Evet düşüyoruz sevgilim.

Karımı son kez kollarıma alıyorum. Kulağına bir şeyler fısıldıyor ve kendimi uçaktan aşağı bırakıyorum.

Bunu ona yaptığım için çok üzgünüm. Ama başka çarem yok. Yalnızca bir kişi hayatta kalabilir.

Yalnızca bir.


4 Ay Önce


Uyan Altan. Uyan be adam. Öğlen oldu.

Karım homurdanıyor. Karım hep homurdanır. İlişkimizin başından beri sustuğu hiç olmadı. Oysa ki evlendiğimiz gün bana dönüp “Altan, bundan başka bir şey istemiyorum” demişti bana gülümseyerek. Yalancı karı. Evlendiğimizden beri ne kendi sustu ne de beni konuşturdu. Elimden gelse şuracıkta boğarım. Evliliğimizin 4. yılı. Aferin Altan. Muhteşem bir evlilik sürdüyorsun oğlum. Aferin. Bence 5. nin yıldönümünde boğ sen bu kadını. Bir kaşık suda.  Tamam Altan abartının da yanına koydun evladım. Bir kaşık suda boğmak ne biçim bir eylem lan? Neyse neyse, en iyisi ayrılayım ben bundan. Ayrılayım.

Uyandım canım uyandım.

Kahvaltıyı hazırladım bak çabuk gel.

Gudubet karı. Kahvaltı dediği de iki zeytin bi peynir. Kediye veriyorum o bile yemiyor. Ben bunu alırken annesi güzel yemek yapıyor diye kendisi de yapar sanmıştım. Kadın dedik, bildiğin erkek çıktı bu be. Bir insan bu kadar mı yemek pişiremez, bu kadar mı beceriksiz olur? Ayrılayım en iyisi ben bundan. Ayrılayım.

Yine mis gibi kokmuş hayatım. Bu yumurtayı nasıl bu kadar güzel yapabiliyorsun şaşıyorum doğrusu.

Allah’ım, bu yumurta değil bildiğin civciv lan. Az daha dursa tavuk olarak yiyecekmişim, nasıl yumurta oğlum bu? Altan, oğlum,  sen bu karıyı boşa. Daha tazesini, daha güzelini al. Eskisini götür, yenisini getir. Bu şaka iyi şaka Altan, bunu arkadaşlarına da yap. Ama önce şu karıyı boşa Altan. Şu karıyı boşa.

Kahvaltı çok güzel olmuş, ellerine sağlık.


2 Ay Önce


Kadın hamile. Ne ara attık golü bilmiyorum. Ya da yedik mi demeliyim? Her seferinde sordum bu kadına korunmak için hap map alıyor musun diye, her seferinde evet cevabını aldım. Bu ne lan o zaman?

Ama ben biliyorum. Son zamanlarda isteksizdi hapları yutarken. Komşu çocuklarına hasretle bakmalar… Şu evde koşuşturan bir çocuk olsa ne güzel olur diye klişe klişe cümleler … Ama ben cevabını da verdim. Döverim ben o çocuğu Selin dedim. Öyle koşan çocuğu göğsümde yumuşatırım dedim. Dinlemedi kevaşe. Dinlemez zaten, beni ne zaman dinledi ki?

Kürtajı gündeme getirecektim, gündem değiştiriverdi politikacı gibi. Hükümet gibi kadın derler ya o işte benim hatun. Kürtaj olanaksızmış. 5 aylık hamileymiş. Kürtaj falan olmuyormuş o saatten sonra. Ben de nasıl anlamadıysam 5 ay olana kadar? Anlaman gerekirdi Altan. Hangi kadın sürekli kilo alır da bundan şikayet etmez? Tabii ki hamileliğini gizlemeye çalışan bir kadın.

Neyse olan oldu. Bir mucize olmadıkça bu kadınla ve çocukla olan hayata sıkıştım kaldım. Bir mucize olmadıkça tabii.

1 Ay Önce


Bu kadın aptal. Harbiden süzme salak bu kadın. Yahu ben bunla bir ömür nasıl geçireceğim? Geçen gün evde Edgar Allen Poe’dan Morgue Sokağı Cinayeti kitabını arıyorum, ben aradığım için haliyle bulamadım. Selin’e Morgue Sokağı’nı gördün mü dedim. Bana mor tokan mı var senin dedi. Hem kültürsüz hem kulağı ağır işitiyor. Ben bu karıyı niye boşamadım? Tabii ya. Midesinin içinde dönüp duran küçük şey yüzünden. Ulan onla benim ne alakam var? Tamam bi sevap gecesi yaşadık da ben mi sebep oldum o yavruya? Hayır. Ben istemedim ki. Kendi istedi kendi çeksin.

Evlenmeden önce kendini hiç böyle tanıtmamıştı Selin. Tam bir asilzade gibiydi. Hiç okumadığım kitaplardan konu açardı. Bir gün Madam Bovary derdi, bir gün Elif Şafak’tan Aşk; bir günse Ece Temelkuran’dan açardı konuyu. Ben de ne kültürlü bir kızmış diyerek ağzım açık onu dinlerdim. Sonradan anladım ki bu bahsettikleri her Türk kızının bildiği basit şeylermiş. Ama o kendini ve bilgilerini pazarlamayı o kadar iyi beceriyordu ki.. Kanıyordum ona. Sanırım iyi olduğu tek şey buydu. Pazarlama.

Ah Altan ah.

Boşayacaktın sen bu karıyı.


Uçak kalkmadan 3 saat önce


Karım, ben ve müstakbel oğlum havaalanına varıyoruz. Bi tatil yapmış oluruz diye. Ulan tezata bak, tatil dediğin kafa dinlemek için çıkılır, ben karımla çıkıyorum.

Bi sigara içmek için dışarı çıkıyorum. Yanıma bi eleman geliyor. Ateş istiyor, veriyorum. Bi nefes çekip benim hatuna bakıyor. Gözleriyle yiyor resmen pezevenk. Sonra bana dönüp “Ya abi şöyle karım olsun, yüz milyar borcum olsun şerefsizim” diyor. Sert sert bakıyorum, anlamıyor. Ya o, o kadının benim karım olduğunu anlamayacak kadar gerizekalı ya da biz, karımla uzun zamandır karı koca gibi değiliz. Galiba ikincisi.

Gözüm dönüyor. Adama bir tane geçiriyorum. Tam gözünün altına. Adamla birbirimize girmeden ayırıyorlar. Kadının karım olduğunu söyleyince şikayet etmekten vazgeçiyor.

Karımın yanına gidiyorum. Korkmuş, şaşırmış, bana bakıyor. Uzun zamandır gözlerine bakmamışım. Çok güzel bir yeşili vardır karımın gözlerinin. Baktıkça içiniz açılır. İşte o zaman anlıyorum ki ben karımın gözlerine uzun zamandır bakmamışım. Yanına gidiyorum. Sarılıyorum.

Geçti diyorum.

Geçti.

Uçakta

Düşüyoruz.

Düşüyoruz. Tek paraşüt var.

Allah’ın belaları cevap verin. DÜŞÜYORUZ!



Karımı son kez kollarıma alıyorum. Kulağına bir şeyler fısıldıyor ve kendimi uçaktan aşağı bırakıyorum.

Son bir bencillik daha yapıyorum. Ama bu seferki biraz farklı.

Eğer o uçaktan atlamadan önce ne yapma niyetinde olduğumu söylesem karım asla buna müsaade etmezdi.

İşte o yüzden atlıyorum.

Artık beni tanıyorsunuz. O yüzden karıma neler fısıldadığımı da bilmek hakkınız.

“Hayatım, koltukta bir paraşüt var. Seni seviyorum”

1 yorum:

  1. Altan deyince "Her Şey Çok Güzel Olacak"tır zaten. "Düşen Şeylerin Gürültüsü"nde ekmek var.

    YanıtlaSil