13 Nisan 2012 Cuma

TELEFON KONUŞMASI

-Benimle Beatles Bar'a gelme fikrini düşündün mü hiç Fatihciğim?

+Evet ve hayır.

-Bu ne demek oluyor?

+Evet düşündüm ve hayır gelemeyeceğim demek oluyor.

-Yani hayır diyorsun.

+Evet.

-Evet mi hayır mı diyorsun anlamıyorum Fatih?

+ Kuzum siz fabrika hatası mısınız anlamıyorum ki. Hayır, hayır, hayır. Yetmez ama hayır.

-Ama Burcular da geliyor, yurtta tıkılıp kalmayalım, bir yerlere çıkalım yaa.

+Burcular umurumda değil ve yarın "kendi içimde muhasebe" sınavım var.

- O nasıl bir ders ismi be?

+ Bizim üniversite böyle sürprizlerle doludur tatlım. Bir rivayete göre Medeni Hukuk hocamız derslerde taşkınlık yapan öğrencilere "medeni haliniz nedir gençler" diye sorar. Gençler sırıta sırıta "bekar hocam" derler. "Yok hayır medeni derken barbar olmayan halinizi kastettim" der. Rivayet odur ki bu laftan sonra çocuklar derste bir daha ses çıkaramamışlardır.

- Vay be.

+Başka bir şey anlatayım. Bizim üniversitede iki bölüm -işletme ve iktisat- birleştirilip bir ders haline getirildi. Dersin adı da "İşle-sat" oldu. Mezunları sırf isme uygun iş yapabilmek için bir süre maden işletip sattılar.

-Garipmiş.

+Garip olan ne? Üniversite mezunlarının gerizekalı olması mı? Bence değil.

Telefonu kapattım. Havada naftalin kokusu vardı. Yani naftalin kokusu ne bilmiyorum ama ne ise böyle bir koku olmalıydı.

Uzun zamandır yazmayı ertelediğim "neden yazmayı erteliyoruz" adlı makaleme devam etmeyi düşündüm ama sonra "ertelenen işler yerine yapılanlar" adlı makalemi bitirmeye karar verdim.

Bitirdiğimde bir buçuk saat geçmiş ve telefonum çalmaya başlamıştı. Arayan yine kız arkadaşımdı.

-Ne iş peşindesin sen?

+Yani bir kaç yere başvuru yaptım ama...

-Ondan bahsetmiyorum be. Beatles Bar'a gelmeyeceğim dedin anladık ama odandan çıkmadığın haberini aldım, bir işin de yokmuş. Beni mi atlatıyorsun sen?

+Seni atlatmak biraz zor ama be hayatım, son zamanlarda biraz kilo aldın, bırak atlamayı zıplaman bile bir mucize.

- Bana kelime oyunu yapma Fatih. Hem kelimeler nimettir, nimetle oyun olmaz diyen sen değil miydin?

+ Hayır onu Murat Menteş söylüyor. O muhafazakar bakıyor bu olaya, ben daha liberalim. "Ne yaparsanız yapın lan kelimelerle" diyorum. Daha liberal. Bırakınız yapsınlar tadında.

-Bak yine lafı dolandırıyorsun Fatih.

+Haa, evet ya dışarı çıkarttım, biraz hava alsın diye. Çoktandır evde tıkılı kalmıştı.

-Ne?

+Laf.

-FATİH.

+Rica ediyorum benimle Caps Lock'lu konuşma. Scroll Lock'lu konuş, Print Screen'li konuş ama Caps Lock olmaz.

-Yaa Fatih. Sen niye böyle bir insan oldun, beni hiç sevmiyor musun?

+ Hayır, ondan değil de. Bir kadınla belli bir süre dalga geçmeden yaşarsam mutsuz oluyorum. Yani o küçük heyecanlarınız, daha güzel olma arayışlarınız, kendinizi kanıtlama çabanız, hırsınız beni güldürüyor.

-Ne yani ben sadece dalga geçilecek, üzerinden espri yapılacak bir obje miyim?

+Şu obje lafını kullanmasan olmaz yani. Aşağılık kompleksin seni şu kelimeden ele veriyor.Sen bunun için hiçbir şey yapmasan da birinin seni özel hissettirmesine ihtiyacın var. Ama benim senin için güzel sözlerim bitti. Belki de hiç olmamıştı bilmiyorum.

-Yani Fatih, çok kızgınım şu an kapatıyorum, beni arama bir süre. Okulda, yemekhanede falan da karşıma çıkma, düşünmem lazım.

+Okulda,yemekhanede karşıma çıkmaymış. Sen nerde güzelleştin be kuzum?

-Fatih, lütfen.

+Yok harbiden. Caminin ordan dönünce bir kuaför var, orda mı güzelleştin?

-Arrrgghh

+Ben de seni.




2 yorum:

  1. ÇOK İYİ ÇOK GÜZEL. PARDON KAPSLOK AÇIK KALMIŞ DA KUSURUMUZA BAKMAZSINIZ UMARIM. HALA NEDEN AÇIK AÇIK YAZIYORUM ANLAMADIM AMA BİRİ ŞU KAPSLOK TUŞUNUNA BASSIN LÜTFEN. ççççççççç

    YanıtlaSil
  2. Gayet iyi gidiyor.
    Hayatın kıyısında bekleme yapmayalım bayım, ha gayret.
    iyi bir orta gol getirir!

    Enes Tetik

    YanıtlaSil